18 Ekim 2021 Pazartesi

Ziya Ulusoy yazdı | 9 Ekim ve bugün

Erdoğan faşizminin, medya savunma alanlarına yönelik savaşına, Rojava işgaline, rejimi kalıcı kılma saldırganlığına, boğucu şovenizmi yoğunlaştırmasına karşı ayağa kalkma sırası Türkiye cephesinde.

Bugün 9 Ekim saldırısının 23. yıldönümü.

Emperyalizm ve burjuva diktatörlükler, önderlerini imha ederek devrimleri yenilgiye uğratma yöntemini uygularlar.

9 Ekim, karşıdevrimin sayın Öcalan şahsında Kürdistan devrimine karşı bu yönteminin başlangıç saldırısıydı.

ABD emperyalizmi, generallerin güdümündeki faşist iktidar, siyonist İsrail ve başta diktatör Mübarek olmak üzere, bazı gerici bölge devletleri ile AB emperyalistleri, bu komploda birleştiler.

Onları birleştiren, halklara, işçi sınıfına ve ezilenlere sınıfsal düşmanlıklarıydı.

Bugün ise, Erdoğan-Bahçeli faşizmi, Medya savunma alanlarına işgalci savaşla PKK önderlerini ve askeri kurmayını imha etmeyi istiyor. Bu yolla Kürdistan devrimini yenilgiye uğratmayı amaçlıyor.

Yine başta ABD gelmek üzere emperyalistler, Erdoğan faşizminin Kürdistan devrimine karşı işgalci savaşının da destekçileri.

Dahası, Başur KDP yönetimi de Erdoğan faşizminin aktif destekçisi. Irak yönetimi de yardımcısı.

ABD ve emperyalistlerin Erdoğan'ın imhacı savaşına desteği olmasaydı bu iki yönetimin desteği bu denli ileri gidemezdi.

Emperyalistler ve bölge burjuva devletleri, ellerindeki devasa savaş makinasının gücüyle ve kuralsız kirli savaşla devrimleri ezmek isterler.

Dün ABD emperyalizmi Irak'ı işgal savaşının ön hazırlığı olarak 9 Ekim komplosunu Ankara'nın faşist yönetimine hediye etmişti. Sonuçları Suriye ve Yemen yok edici savaşları oldu.

Bugün, Erdoğan faşizmi yüksek tekniğe dayanan savaş makinasıyla işgalci savaşları Kürdistan devrimine karşı yürütüyor. Kimyasal silah kullanıyor. Emperyalistler ve bölge gerici devletleri destek veriyor, sessizlikle onaylıyor. Libya'ya, Kafkasya'ya kadar uzanan işgalci savaşlarını, iç savaşçı çetelerini yayma cesaretini Erdoğan'a veriyorlar.

Dün 9 Ekim komplosuyla o zamanın sömürgeci faşizmi, şovenist histeriyi ayağa kaldırmıştı ve 15 Şubat'ta ABD-İsrail'in eliyle sonuç alınca, Kürdistan devriminin ayağa kalkamayacağını propaganda etmişti.

Oysa Kürdistan devrimi yeniden emek ve canla kendisini yükseltti, Türkiye'nin demokratik ve sosyalist güçlerine omuz ve güç vererek, gericiliği ve faşizmi püskürtmeye var gücüyle çalıştı. Bölgede mezhepsel, milliyetçi boğazlaşma ve emperyalist savaş rekabetinin kan banyosuna alternatif olarak Rojava-Kuzey-Doğu Suriye devrimini armağan etti.

Bugün medya savunma alanlarına kimyasal savaşla aynı propagandayı sömürgeci Erdoğan faşizmi yükseltiyor. İşgalci savaşı içeride gerileyen desteğini geliştirmenin kanlı harcı yapıyor.

SIRA TÜRKİYE CEPHESİNDE
Kürdistan devrimi faşizme ve işgalci savaşa karşı direnişi yılmazca sürdürerek faşizmin yenilgisinin en önemli dayanağını oluşturuyor.

Şimdi mücadele nöbetinde Kürdistan devriminin direnişine güç verme sırası işçi sınıfı ve ezilenlerin, öğrenci gençliğin ve kadın hareketinin.

Erdoğan faşizminin, medya savunma alanlarına yönelik savaşına, Rojava işgaline, rejimi kalıcı kılma saldırganlığına, boğucu şovenizmi yoğunlaştırmasına karşı ayağa kalkma sırası Türkiye cephesinde.

Türkiye cephesinde işçi, öğrenci, kadın hareketi, savaş karşıtı hareket yaygınlaştırılıp faşizme karşı devrimci özellikleri geliştirildiği ölçüde, Erdoğan diktatörlüğünün ve kanlı savaşlarının sonunu yakınlaştıracak.

Bu görevi başarmak, burjuva muhalefetin durumu yeni bir parlamenter gericilik döneminin manivelası yapabilmesi yerine, işçi sınıfı ve halklara baskı ve sömürüden kurtuluş yolunu da açacak.

Bu devrimci görev, 9 Ekim komplosunun da, 10 Ekim'in, 20 Temmuz'un, Cizre-Sur vahşetinin de rövanşının alınmasını sağlayacak yolu açacaktır, açmalıdır.